Son haftaya girdik...
Bu hafta sonu planı inanılmazdı. Son hazırlıklar olarak listelenen, odanın aydınlatması, emzirme koltuğu, perde, bozuk çıkan video kamerasının değişimi(bir bu eksikti gerçekten), bebek çikolatalarının operasyonu ve bunun bir gibi bir sürü ufak tefek iş için Modoko, Eminönü, Bağdat Caddesi, Ikea arasında gidip geldik bütün haftasonu. Bunların peşinde koşarken tahminen önümüzde ki 17-18 yıl boyunca başbaşa geçireceğimiz son Cumartesi olduğunun farkına varıp romatik planlarda düşünmedik değil ;)
Son 3 güne girmişken, hala bir çok eksiğimiz olduğunu (görmesek te) hissederken, benim blogun sağ üst köşesinde koyduğum counter benim bile sinirimi bozmaya başladı. Zaman istediğimiz hızda akmıyor şu an. Hazırlıkları, yapılması gerekenleri, listeleri düşününce gereğinden çok hızlı, endişeleri, korkuları düşününce ise gereğinden yavaş akan bir zamanımız var bizim.
Hazır endişler demişken haftasonu karşılaştığımız insanların (milletimize has) bazı yorumları eşimde gereksiz bir endişeye yol açtı. Ya beklediğimiz kızımız, erkek olursa :) "Sağlıklı olduktan sonra gerisinin ne önemi var" ben çok rahat diyorum, eminim sizler de diyorsunuz. Ama annesinin bunun düşüncesini bile ne kadar ürpererek karşıladığını gayet iyi anlıyorum. Böyle bir "süpriz" gerçekleşirse de büyüdüğünde çocuğumuzun en çok sevdiği renk lila olacak, orası kesin ;)
Umarım doğuma kadar tekrar yazabilirim. Yazamazsam, hastaneden kızımızın ilk resimleri ile burada olacağım.
23 Şubat 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder